20 Temmuz 2008 | 00:30 | Toplam 342, bugün 2 kez okundu
Üniversite yıllarında Antepli bir arkadaşı evimize almamızla başlayan çiğ köfte maceralarımı şimdi uzun uzadıya anlatmayayım. Neredeyse her hafta sonu yaptığımız çiğ köfte partilerinden hiç bahsetmeyeyim. Sürekli gözümün önünde çiğköfte yoğrulmasından dolayı bende Antepli kadar olmasada en az onun kadar iyi çiğ köfte yapmaya başlamıştım. Artık ev sahibi akrabalarını toplayarak bana çiğ köfte yaptırıyordu. O kadar yorucu oluyordu ki bu iş artık çığrından çıkmaya başlamıştı. Ev arkadaşımla eğlence konusu olsun diye sürekli ecdeki aletlerin hangilerinin çiğ köfte yoğurma makinası yapabileceğimizi konuşur dururduk. İlk olarak burada gördüğüm bu haberi okuyunca bizim dalga geçtiğimiz konuyu alıp bitirme tezi yapmış yandaki arkadaş.
19 Temmuz 2008 | 23:49 | Toplam 344, bugün 9 kez okundu

Geçen akÅŸam Lost‘ un 4.sezon son bölümünü izlerken gemidekilerin adadakilerle mors alfabesini kullanarak anlaÅŸtıklarını gördüm. Gerçekten de en zor durumlarda sadece bir kaç ses çıkartarak derdinizi anlatabilmeniz çok güzel bir duygu olsa gerek. Bu görüşten yola çıkarak nedir bu mors alfabesi sorusunun cevabını aradım. Daha önce bilmediÄŸim birçok ÅŸey buldum bu konuyla ilgili. Özellikle mors alfabesinin kullanışıyla ilgili yardımcı bir harita varmış. Bu haritadan yola çıkarak yavaÅŸta olsa mors alfabesini çözebiliyorsunuz. Lafı fazla uzatmadan konuya geçelim isterseniz.
Mors Alfabesinin Tarihçesi
Mors Alfabesinin tarihçesi oldukça gariptir. Bu gariplik bu alfabeyi bulan kiÅŸinin bir bilim adamı olmayışından kaynaklandığını söyleyebilirim. Mors Alfabesi, Amerikalı bir ressam ve heykelci olan, sanat öğrenimi için İngiltere’ ye gelen Samuel Morse (1791-1872) tarafından icat edilmiÅŸtir. Morse, yoksulluk ve türlü mutsuzluklarla geçen yıllardan sonra A.B.D.’nin resmi ressamı olmuÅŸtu. Tumturaklı ve usta fırçasıyla ülkesinin önemli tarihi olaylarını tuvale aktarmaktaydı. Bundan baÅŸka Washington, La Payette, Monroe gibi ünlü general ve siyaset adamlarının portrelerini yapmıştı. Öyle ki, 1829′da Fransa’ya geldiÄŸinde bir ünlü kiÅŸi sıfatıyla akademi artistleri ve siyaset adamları tarafından karşılandı.
24 Mayıs 2008 | 22:09 | Toplam 274, bugün 5 kez okundu

Evden çıkarken çoğumuz ışıkları açık bırakarak gideriz. Bu şekilde evde birilerinin olduğunu gören hırsızların girmeyeceğini düşünürüz. Peki bu işi daha ucuza yapmanın yolunu biliyor musunuz?
Yanda gördüğünüz resimdeki aletin adı Fake TV. Yalnız Tv denildiğine bakmayın. Fake Tv, bir televizyon değil sadece hırsızlar için yapılmış aldatıcı bir ışık kutusu. Televizyon şeklinde tasarlanmış olduğundan ve televizyona benzer ışıklar yaydığından adına Fake Tv denmiş.
23 Nisan 2008 | 10:30 | Toplam 424, bugün 4 kez okundu

İnternette dolaşırken yakaladığım ve gerçekten bu güne kadar yapılmış en ilginç icatla karşılaştım. Aslında aykırı bir icat gibi dursa da bence çok yararlı olacağı kesin. Tek sorun çamaşırlarınızı bir klozetin üzerindeki çamaşır makinasına koymanız ve buna alışabilmeniz.
Henüz tasarım aşamasında olan bu ilginç icatın adına WashUp deniliyor. Tasarımındaki asıl amaç suda tasarruf sağlayabilmek. Çamaşır makinasının atık suyunu klozete boşaltabilen bu sistem sayesinde yılda kaç ton suyu kurtarabileceğinizi bir düşünün. Susuzluk tehlikesiyle karşı karşıya olan ülkemizde gerçekten yararlı olabileceğini düşünüyorum.
Umarım böyle yararlı buluşlar tasarım aşamasından kurtularak günlük kullanım için raflardaki yerini alır.
21 Nisan 2008 | 21:14 | Toplam 481, bugün 2 kez okundu
Teknoloji dur durak bilmiyor. Åžimdi de suyla ÅŸarj olabilen cep telefonları dünyayı saracak gibi. Samsung‘ un üzerinde çalıştığı bu yeni buluÅŸÂ cep telefonu kullanıcılarının akılarını karıştırsa da piyasaya çıkacağı 2010 yılında büyük raÄŸbet göreceÄŸe benziyor.
Sistemin çalışma mantığı şu şekilde. Önce telefonu kapatmamız gerekiyor. Telefon kapandıktan sonra metal ve su arasındaki reaksiyon sonucu hidrojen gazı açığa çıkıyor. Bu gazda havadaki oksijenle tepkimeye girip bataryadaki hücreleri şarj etmiş oluyor.
30 Mart 2008 | 16:57 | Toplam 485, bugün 3 kez okundu

Az önce Zamazing‘ i gezerken gördüğüm ve çok beÄŸendiÄŸim bir saat oldu. Bu kol saati ile ölümün soÄŸuk nefesini her an kolunuzda hissetmeniz mümkün. Luke Anderson tarafından tanıtılan saat Mr Jones Watches  saatleri olarak tanınıyor. Herkesin birgün muhakkak tadacağı ölümü bize her saate baktığımızda hatırlatması biraz ürkütücü gelse de kendimizi buna hazırlamamız gerektiÄŸi bildirmesi iÅŸe yarar gibi gözükmekte. Bu hatırlatma iÅŸini ise saatin yelkovanı üzerinde “you will die(öleceksin)” akrep üzerinde ise “remember(hatırla)” yazarak göstermiÅŸler. Saatin fiyatı ise 145$.
Saatin özelliklerine bakacak olursak:
- Paslanmaz çelik kasa
- Siyah deri kordon
- 35 mm çapında
- Sade dış görünüş ve Quartz mekanizma
- 5ATM derinliğe dayanıklı
- 12 ay garantili