
Anlatacağım hikayeyi geçenlerde bir arkadaşım maille bana yollamış. İş yoğunluğu içerisinde biraz geç okumak zorunda kalmıştım. Ancak daha sonra geç okuyarak bu hikayeden mahrum kaldığım için biraz üzüldüm. Gerçekten anne-oğul arasında yaşanacak en kötü diyaloglar geçiyor hikayede. Belki gerçek belki uydurma ama sonuçta bu bir hikaye. Bu küçük hikaye beni etkilemeyi başardığı için sizlerle paylaşmak istedim. Umarım okuyanlarınızı da etkilemeyi başarır.
Anne-OÄŸul
Saat 03.30′du. Adamın telefonu çalmaya baÅŸladı. Başını gömdüğü yastıktan binbir zorlukla kaldıran adam, yatak ucundaki telefona uzandı:
-”Alo! Kimsiniz?”
-Â ”Benim oÄŸlum, annen!”
- ”Anne of ya.. Bu saatte ne var Allah aÅŸkına! Yarın ne kadar önemli iÅŸlerim olduÄŸunu bir bilsen….”
- ”Åžey oÄŸlum..”
- ”Ne var anne, beni bu saatte uyandıracak kadar önemli ne var? Sabah arasan olmaz mıydı?”
Anne, oğlundan duyduğu bu kırıcı sözlerden dolayı, çok üzülmüş ve çok incinmişti. Ağlamaklı bir sesle şunları söyleyerek telefonu kapattı:
- ”Bundan tam otuzbeÅŸ yıl önce, böyle bir gece yarısı saat tam 03.30′da sen de beni uyandırmıştın! DoÄŸum günün kutlu olsun evladım..”