Uzun zamandır aklımdaydı bu konu. Hep deriz ya teknoloji geliştikçe eski teknolojileri rafa kaldırırız diye. Bu da onun gibi birşey aslında. Eskiden mektuplar vardı bizi heyecanlandıran, sevince ve belki biraz kedere boğan. Ama artık yoklar hayatımızda. Yoksa unuttuk mu onları?
Aslında unuttuğumuz mektuplar değil. Unuttuğumuz şey öz benliğimizdeki bazı noktaların körleşmiş olduğunun farkına varamamak. Farkına varmış olanlara ne mutlu!
Yıl 2007. O da bitti bitecek son demlerini yaşıyor. Ne mektubu ne kartpostalı demeyin şimdi. Hatırlarsanız eskiden postacılar vardı adına şarkılar söylediğimiz. Flüt ile ilk çaldığım parçaydı hemde :) Şimdiki çocuklar böyle şeyleri pek bilmiyorlar. Varsa yoksa bilgisayar oyunları
Eski zaman hikayelerinden dinlediklerimin içinde bu olayla ilgili çok değişik anekdotlar vardı. Aklımda kalanı kadarını anlatmak istiyorum.
Eskiden gelinlik kızlar askerdeki yavuklularına mektup yazarlarmış gizliden gizliye. Köye ayda bir uğrayan postacı gelene kadar da koyunlarında saklarlarmış ince ince yazdıkları mektuplarını. Eğer şansları varsa mektupları ortalama 1-1.5 ayda ulaşırmış sevdiklerine. Ve tabi gönderdikleri mektuba ne zaman cevap gelecek diye büyük bir bekleyiş başlarmış. gönderilen mektuba yazılan cevabın tekrar geri yollanması ve genç kıza ulaşması yine 1-1.5 ay olduğunu düşünürsek giden mektubun geri gelmesi 4 ay gibi bir süreyi kapsarmış. İnsan sadece tek sayfa mektup için tam 3-3.5 ay nasıl bekleyebilir şimdiki bizler bu duyguyu pek anlayamayız. Çünkü artık herşey online ve çok hızlı.
Bence sevgilerde artık online oldu. Hızlı yaşanan ilişkiler hızla suratınıza tokat gibi çarpıyor. İnsanlar günübirlik ilişkiler peşinde koşarak yukarıda bahsettiğim öz benliklerindeki önemli noktaları körleştiriyorlar. Sakın yanlış anlaşılmasın dediklerim. Ben demiyorum ki teknolojisiz yaşamayalım diye. Ama kaybettiğimiz bazı özelliklerimizi de hatırlayalım. Hiç olmazsa sevdiğimiz insanlara mektup yazamıyorsak bile onları sevdiğimizi hissettirelim.
Anadolu Üniversitesi Fen Fakültesi İstatistik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Zerrin Aşan yönetimindeki bir grup öğrenci, ” İnsanların Teknoloji Kullanımı ” konulu bir anket yapmış ve hiçte ilginç olmayan sonuçlara varmışlar.
Bu araştırmalarda gösteriyor ki, artık çağımız teknoloji çağı kalplerimiz ise hissizlik çağına girmiş. Eğlenmeyi meziyet sananlar yürekten sevmeyi eziyet sanmasınlar!
BENZER YAZILAR